“Deprem Bilinci Hayat Kurtarır”
Depreme Disiplinlerarası Bakış: “Afetler Kader Değil, Hazırlık Meselesidir”
İstinye Üniversitesi Lojistik Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fahri Erenel, depremin yalnızca jeolojik bir olay olmadığını; sosyal, ekonomik ve yönetsel boyutları olan çok katmanlı bir mesele olduğunu vurguladı.
Erenel, üniversitenin toplumsal sorumluluk vizyonuyla hazırlanan “Depreme Disiplinlerarası Bakış” kitabının risk ve kriz yönetim süreçlerine akademik ve toplumsal katkı sunmayı hedeflediğini belirterek, “Afetler kader değil, hazırlık meselesidir” dedi.
“Risk ve kriz yönetim süreçlerine katkı sağlayabilir”
Prof. Dr. Erenel, kitabın ortaya çıkış sürecini şöyle anlattı:
“İstinye Üniversitesi’nin 10. yılını kutladığı dönemde, topluma nasıl katkı sağlayabileceğimi düşündüm. Daha önce ‘Acil Durum ve Afet Yönetimine Güncel Bakış’ adlı bir çalışmayı yayınlamıştık. Ancak deprem konusunu tüm boyutlarıyla kapsayan bir yayın eksikti. Bu konuyu bütün disiplinleriyle ele almanın, risk ve kriz yönetimini daha etkin kılacağına inandım. Üniversitemizdeki farklı disiplinlerden aldığımız geri dönüşler de bu çalışmanın katkısını yüksek gösterdi ve bizi teşvik etti.”
Erenel, çalışmanın hayata geçmesinde Rektör Prof. Dr. Erkan İbiş ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Peyami Çelikcan’ın desteğinin önemli olduğunu belirtti. Ayrıca bölüm yazarları ve diğer üniversite hocalarının katkısının kitabın zenginleşmesini sağladığını söyledi.
Kitapta hedef: Deprem okuryazarlığını artırmak
Prof. Dr. Erenel, kitabın okurlara sunduklarını şöyle özetledi:
“Deprem, etkilediği nüfus ve yol açtığı hasar açısından ülkemizde öncelikli bir afet türü. Bu nedenle birçok akademik disiplinin ortak çalışmasını gerektiriyor. Kitap, depremle mücadeleyi disiplinlerarası bir bakış açısıyla ele alıyor ve okuyucuların farklı alanlardan gelen bilgilerle risk yönetim süreçlerine katkı sağlamasını amaçlıyor. Amacımız, toplumda deprem okuryazarlığını artırmak ve devletin çalışmalarına destek vermek.”
Kitapta, bölüm yazıları arasına deprem konusunda bilgilendirici metinler de konulduğunu belirten Erenel, çalışmanın farklı disiplinlerden katkılarla zenginleştiğini söyledi.
“Depremin bir kader olmadığını görecekler”
Kitabı okuyanların öncelikle depremin kader olmadığını anlayacağını ifade eden Erenel, şunları söyledi:
“Okuyucular, deprem sırasında ve öncesinde hangi tedbirleri alabileceklerini, risk ve kriz yönetim süreçlerinde nelerle karşılaşabileceklerini görecek. Deprem hazırlık eğitim programları da bu bilgiler doğrultusunda düzenlenebilir.”
Depreme hazırlık: Disiplinlerarası yaklaşım
Prof. Dr. Erenel, deprem hazırlığının birçok disiplini ilgilendirdiğini belirterek, şunları ekledi:
“Hazırlık sürecinde toplumun her kesimini kapsayan senaryolu tatbikatlar yapılmalı. Tatbikatlar, gerçekçi senaryolara dayalı ve sık tekrarlarla bilinçli alışkanlık haline gelirse, deprem anında doğru hareket etme olasılığı artar.”
Şili örneğini veren Erenel, “9.5 büyüklüğünde bir deprem yaşayan Şili, ders çıkararak eğitimlerini ve tatbikatlarını geliştirdi; sonraki 8.5 büyüklüğündeki depremden minimum hasarla çıktı. Afetler toplumlar için kader değildir” dedi.
Deprem anında ve sonrasında yapılması gerekenler
Prof. Dr. Erenel, vatandaşlara deprem sırasında şu uyarılarda bulundu:
Panik yapmayın, sağlam mobilyaların altına veya koruyucu eşya yanına çömelin.
Başınızı ellerinizle veya bir yastık, kitap gibi koruyucu malzemeyle koruyun.
Merdivenlere veya çıkışlara koşmayın, sarsıntı bitene kadar içeride kalın.
Yataktaysanız oradan kalkmayın, balkon veya pencerelerden atlamayın.
Enerjinizi tasarruflu kullanın; sesle kurtarma ekiplerini uyarmaya çalışın.
Deprem sonrası içinse:
Gaz kokusu alırsanız vanayı kapatın ve binayı terk edin.
Elektrik, su ve doğal gaz vanalarını kontrol edin.
Acil durum çantanızı yanınıza alın ve belirlenen toplanma alanına gidin.
Artçı depremler süresince hasarlı binalara girmeyin.
“Deprem öldürmez, ihmal öldürür”
Erenel, depremin doğal bir olay olduğunu ancak can ve mal kaybının çoğunlukla ihmallerden kaynaklandığını vurguladı:
“1999 Marmara Depremi 45 saniye sürdü ve ekonomik maliyeti 20 milyar dolar olarak hesaplandı. Olası bir İstanbul depremi, ekonomik ve sosyal açıdan ciddi kayıplara yol açabilir. Afetlerden en az zararla çıkmak için teknik, yönetsel ve yasal önlemler önceden alınmalı; kurtarma, ilk yardım ve iyileştirme çalışmaları hızlı ve etkin yürütülmeli.”







