NEFES KREDİSİ Mİ, YOKSA NEFESİ YERİNDE OLAN KOBİLERE KREDİ Mİ?
Adı Nefes Kredisi… Peki gerçekten nefes almakta zorlanan KOBİ'lere mi verilecek, yoksa ticari istihbaratı güçlü, finansal sicili düzgün firmalar mı bu krediden yararlanabilecek? Adı güzel: Nefes Kredisi! İnsanın içini ferahlatan, umut veren bir isim. Hele ki kepengini açarken siftah yapıp yapamayacağını düşünen, kirasını, vergisini, SGK primini, elektrik faturasını ve çekini nasıl ödeyeceğini hesaplayan işletme sahibi için bu isim adeta bir umut ışığı.
NEFES KREDİSİ Mİ, YOKSA NEFESİ YERİNDE OLAN KOBİLERE KREDİ Mİ?
Adı Nefes Kredisi…
Peki gerçekten nefes almakta zorlanan KOBİ'lere mi verilecek, yoksa ticari istihbaratı güçlü, finansal sicili düzgün firmalar mı bu krediden yararlanabilecek?
Adı güzel: Nefes Kredisi!
İnsanın içini ferahlatan, umut veren bir isim. Hele ki kepengini açarken siftah yapıp yapamayacağını düşünen, kirasını, vergisini, SGK primini, elektrik faturasını ve çekini nasıl ödeyeceğini hesaplayan işletme sahibi için bu isim adeta bir umut ışığı.
Ancak KOBİ'lere verilmesi planlanan Nefes Kredisi'nin işleyişine baktığımızda insanın aklına önemli bir soru geliyor:
Bu kredi gerçekten nefes alamayan KOBİ'ler için mi, yoksa ticari istihbaratı, finansal sicili ve kredi değerliliği daha güçlü olan firmalar için mi?
Bugün birçok küçük işletmenin bankalarla yaşadığı en büyük sorun krediye ihtiyacının olmaması değil, krediye ulaşamaması.
Çünkü borcu var. Çünkü çekleri var. Çünkü tahsilatları gecikiyor. Çünkü piyasanın daraldığı, maliyetlerin her gün arttığı bir dönemde ayakta kalmaya çalışıyor.
Tam da bu nedenle krediye en çok ihtiyaç duyan işletmeler, bazen kredi değerlendirmesinde en dezavantajlı konuma düşüyor.
Ticari istihbaratı güçlü, banka kayıtları düzgün, finansal yapısı daha oturmuş firmalar krediye ulaşmakta görece daha avantajlı olabiliyor.
Peki o zaman soralım:
Nefes almaya ihtiyacı olan mı desteklenecek, yoksa zaten nefesini düzenli alabilen mi?
Elbette bankaların kredi verirken risk değerlendirmesi yapması doğaldır. Ancak kamu destekli ve KGF güvenceli bir kredi programının amacı yalnızca bankaların riskini azaltmak olmamalı. Ekonomik darboğazdaki, üretmeye, istihdam sağlamaya ve ticaret yapmaya devam etmek isteyen işletmelere de gerçek anlamda can suyu olmalıdır.
KOBİ'nin ihtiyacı sadece kredi değil, ulaşılabilir kredidir.
Bugün sermayesi eriyen, tahsilat yapamayan, borcunu çevirmekte zorlanan ama işletmesini kapatmamak için direnen binlerce ticaret erbabı var.
Onların da nefes almaya hakkı yok mu?
Belki de bu programın adı yeniden düşünülmeli.
Çünkü Nefes Kredisi denildiğinde insanın aklına, nefesi kesilmek üzere olan işletme gelir.
Eğer krediye erişimin ön koşulu zaten güçlü bir ticari istihbarata ve düzgün bir finansal görünüme sahip olmaksa, o zaman bunun adı Nefes Kredisi değil, ticari yeterlilik kredisi olmalı!
Bizim itirazımız kredi verilmesine değil, krediye en çok ihtiyaç duyanların krediye ulaşamama ihtimalinedir.
Unutulmasın ki KOBİ'ler ekonominin bel kemiğidir. Üretimi, istihdamı, ticareti ve yerel ekonomiyi ayakta tutan onlardır.
Nefes Kredisi gerçekten nefes aldıracaksa, önce nefesi daralan KOBİ'nin sesini duymalıdır.
Çünkü nefesi kesilmek üzere olan işletmeye, ancak ticari sicili güçlü olanların ulaşabildiği bir kredi sunuluyorsa, bunun adı Nefes Kredisi değil, olsa olsa büyük bir isim yanılgısıdır! Yada daha açıkça söylemek gerekirse bu bir ironidir. SAYGILARIMLA